Her sabah güneş doğar. Bazen bulutların arasından günaydın der, bazen tüm ışıklarını saçar. Gözlerimizi açtığımız her gün yeni bir umuttur, yeni bir başlangıçtır. Kafamızda temize çekilecek fikirlerle yeni günü sevdiklerimizle kucaklarız.
Mutlu uyanmak, mutlu bir ömrün anahtarıdır. Günaydın diyerek gülümsemek, tıpkı güneş gibi başkalarının gününe de ışık saçar. Günü güzel geçirmek bizim elimizde; tıpkı ömrümüzü güzel geçirmenin bizim elimizde olması gibi. Gece ne kadar karanlık geçmiş olursa olsun, sabahında mutlaka güneş doğar.
Her şey sevmekle başlar. Çok sevdiğim bir hikâye var: Bir adam her gün doğumunda sahilde yürüyüş yaparmış ve sürekli yere eğilip denize bir şey fırlatırmış. Bunu gören arkadaşı ne yaptığını sormuş. Deniz yıldızlarını denize atıyormuş. Arkadaşı etrafına bakınmış; çok fazla deniz yıldızı varmış. “Sen hepsini denize kavuşturamazsın ki” demiş. “Olsun” demiş adam, eline bir deniz yıldızı alıp denize fırlatmış: “Bak, bunun için bir fark yarattım. Onun hayatını değiştirdim.”
İlk domino taşı gibi; siz başlatın ve etkisini görün. Hoşgörü ve sevgi ile değişmeyecek düşünce, değişmeyecek hayat yoktur.
Hadi sen de başla; bir deniz yıldızı al ve denize kavuştur, onun hayatı değişsin. Günaydın, ilk deniz yıldızı benden.