Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar almak mümkün değildir. Dönem dönem kısır bir döngü içerisine girdiğimizi düşünebiliriz. Değişim bizi tetiklerken, nasıl davranacağımızı, hedeflerimize nasıl ulaşacağımızı sorgulamaya başladığımızı görürüz. Bu süreçler genellikle stresli bir ortamda kaldığımızda kendini daha çok gösterir. Stresi yönetebilmek temelde duygusal zekâmızı yönetebilmekten geçmektedir.
Bizi aynı şeyleri yapmaya iten sebeplere baktığımızda konfor alanımızda kaldığımızı görürüz.
Konfor alanı nedir?
Bilimsel olarak tanımı; “İnsanın kendini halihazırda aşina hissettiği bir ortamda, her şeyi kontrol edebildiği yanılgısına düştüğü ve kendini rahat hissettiği psikolojik evre”dir. İnsanın kendini kontrollü ve güvende hissettiği bu alan, aynı zamanda onu kendi gelişiminden uzaklaştıran bir alandır. Değişime karşı direnç göstermesine neden olur. Konfor alanından çıkabilmek için korku alanı ile yüzleşmek gerekir.
Korku alanı nedir?
Bu alan bizim direndiğimiz, bahaneler ürettiğimiz alandır. Evinden, işinden memnun olmayan insanların memnuniyetsiz konuşmalarından sonra aynı düzende devam ettikleri görülür. Kimi zaman öz güven eksikliğinin, kimi zaman başkalarının hayatlarından ya da söylemlerinden etkilenmenin yaşandığı alandır. Kendine sınırlar koyan birey, bu alandan çıkmak istediğinde direnç gösterecektir. Korku alanını aşmak, sınırları zorlamak için zincirleri kırmak gerekir.
Öğrenme alanı nedir?
Araştırmalar, doğru derecede stresin insan performansını artırdığını gösterir. Duygularını anlamak ve yönetebilmek, zincirlerini kırmayı denemek öğrenme alanına geçmekle olur. Konfor alanı genişletilerek ilk adım atılabilir. Duygularını anlayan birey, kendi keşif yolculuğuna çıkar. Yaşamında oluşan zorluklar ve problemler ile baş edebilme becerisi geliştirir. Aynı zamanda yeni kazanımlarını da görür. Bu süreç bireyin bir üst alana, gelişim alanına geçmesi demektir.
Gelişim alanı nedir?
Kendini keşfeden birey, duygularını ve değerlerini de anlamış olur. Kendisinde yarattığı etkileri analiz edebilecek beceriyi kazanması ile amaç oluşturma aşamasına gelir. Duygusal zekânın en büyük göstergesi olarak, kendindeki iyi yönleri yanına alıp hayallerini gerçekleştirmek için yeni amaçlar oluşturur. Bu amaçların başarısı motivasyon kaynağıdır. Konfor alanından çıkmış, öğrenen zihniyete kavuşmuş birey, gelişim alanı içerisinde kendi iç hazinesine ulaşır.
Gelişimini tamamlaması ve hedeflerine ulaşması için kendisini engelleyen her şeyden kurtulmuş olur.
Koçluk, bireyi bir bütün olarak ele alır. Konfor alanından çıkmak isteyen bireyin tüm gelişim aşamalarında yanında yürüyen yol arkadaşıdır.
- Korku alanında adım atması için cesaretlendirir.
- Öğrenme alanında engellerini görmesi için zaman zaman ayna olur.
- Yeni beceriler kazanması için yapılandırılmış görüşmeler yapar.
- Gelişim adımlarını takip eder.
- Bireyin her adım atışında çabasını takdir eder.
- Gelişim ve değişim yolculuğunda ulaşmak istediği hedefe ulaşmasını destekler.
- Sonunda başarısını kutlar.
Konfor alanından çıkmış, duygusal zekâsı yüksek bireyler geleceği izlemez, geleceğe yön verir.