“Bir çocuk, bir öğretmen, bir kalem ve bir kitap dünyayı değiştirebilir.” Malala Yousafzai
Ne kadar doğru bir söz değil mi? Çocukluğunuzu düşünün; hepimiz hayatımızın o döneminde bir süper kahraman olmak istemedik mi? Kötüleri yenen, iyilere adaleti ve özgürlüğü getiren, herkesin çok sevdiği bir süper kahraman! Peki şimdi ne değişti de biz bir süper kahraman olamadık? Bir çocuk en saf haliyle düzeni değiştirmeye cesaret edebiliyor ve bunun hayalini kurabiliyorsa, biz neden daha büyük ve güçlü olduğumuz halde buna cesaret edemiyoruz?
Bana sorarsanız, ben geçirdiğimiz eğitim sistemi derim buna.
Sorgulatmayan, basmakalıp fikirlerle yıllar geçse de aynı şekilde eğitim veren bir sistem cesaretimizi kırmıştır. Eğitim herkesin erişebileceği bir hak olmalıdır. Bunu sağlayan bir toplum önce kendi insanını kazanır; sosyal adaleti, teknolojik gelişmeyi, üretimi ve refahı kazanır.
Evet, bir kalem ve bir kitap ile dünya değişebilir. Önce insan kendi dünyasını geliştirir, sonra başka insanların dünyasını. Sonrası ise bir domino etkisi. Gelişen zamana ayak uydurmak, değişimin ayak seslerini duymak demektir. İnsan gözlerini ve kulaklarını kapatırsa yaptığı iş bile elinden gider. Bu yazıyı okuyorsanız siz de değişimin ayak seslerini duymaya başlamışsınız demektir. Değişim rüzgârına kapılmadan kendi hayatımıza nasıl yön verebiliriz, hep birlikte bakalım.
Kendimi tanıyor muyum?
İnsan önce kendini bilmeli değil mi? Ben kimim? Neyi isterim, neyi istemem, nerede iyiyim, nerede gelişmeliyim? Bu soruları sormak ve kendimizi geliştirmek için atılacak en doğru adımlardan biri bir SWOT analizi yapmaktır. Hiçbir şey için geç değildir; önemli olan içinizdeki potansiyeli keşfetmenizdir.
“Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünüyor fakat kimse kendini değiştirmeyi düşünmüyor.” Lev Tolstoy
Karar verin
SWOT analizini yaptık. Sonra ne olacak? Kendimizi fark ettikten sonra soralım: Mevcut işimizde mutlu muyuz? Nasıl bir iş istiyoruz?
Buna karar verdiğimizde yolu yarılamış oluruz. Karar vermek kolay gibi görünse de bir insan için en önemli aşamadır. Neyzen Tevfik’in çok sevdiğim bir sözü vardır: “Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın.”
SWOT analizi yaparken iyi yönlerimize ve zayıf yönlerimize baktık. Ne için çalıştığımızı düşündük: Bir evimiz, bir arabamız, bizi geçindirecek, tatile gitmemize ve çocuklarımızın okuluna yetecek bir gelirimiz olsun diye.
Peki bunlar için çalışırken mutlu muyuz? Maddi kaygılarla hayatımızı geçirirken anı neden yaşayamıyoruz? Çalıştığımız iş ne kadar ağır olursa olsun söylene söylene çalışmaya devam ediyoruz. Hangimiz yılda bir kez tam anlamıyla dinlendiğimiz bir tatil yapabiliyoruz? Karar verelim; anı ve geleceği dört dörtlük yaşayabileceğimiz kararı verelim.
“Değişim hayatın bir kanunudur ve yalnızca geçmişe ve bugüne bakanlar geleceği kesinlikle kaçıracaktır.” John F. Kennedy
Harekete geçin
Kendimizi tanıdık, kararımızı verdik. Şimdi ne yapacağız? Harekete geçmek, değişim rüzgârında kendine rota belirlemek demektir. Bu rotayı doğru belirlemek size katma değer kazandıracaktır. Teknolojideki gelişmeleri takip ediyorsanız, muazzam bir değişim rüzgârının dünyayı sardığını görmüşsünüzdür.
- Belki yeni mezunsunuz. O zaman bu rüzgâr sizi çok çabuk kucaklar ve pusulanız olur. Kendinizi geliştirmek için birçok eğitim bulur, iş arama sürecinizde yeni kapıların açılmasını sağlarsınız.
- Belki işinizden memnun değilsiniz, bunu fark ettiniz ve ilk adımı attınız. Mesleğinizin geçerliliğini yitirdiğini ya da başka bir alanda çalışmak istediğinizi fark ettiniz. Sosyal medya uzmanlığı ve dijital pazarlama gibi alanlar size bambaşka bir bakış açısı kazandırabilir.
- Ya da bir işte çalışıyor ama kendini geliştirmek isteyen birisiniz; o halde daha da şanslı olduğunuzu söylemek isterim.
“Eğer uçamıyorsanız koşun. Koşamıyorsanız yürüyün. Yürüyemiyorsanız emekleyin. Ne yaparsanız yapın, hep ileriye doğru gitmek zorundasınız.” Martin Luther King Jr.
Yazının orijinali İstanbul İşletme Enstitüsü web sitesinde yayımlanmıştır.